
Kusana kadar yemek yedirilen o küçük çocuğa ne oldu? İnsan, sınırlarının aşılmasına izin vermeyi nasıl öğrenir?
Seni dünyaya getiren varlık, annen bile sınırlarını ihlal etmemelidir. Aksine sınır koymayı sana anne ve babanın hâl ve hareketleriyle öğretmesi gerekirdi.
Belki bunu öğretmemekle kalmadılar; üstüne üstelik alanına girerek senin sevgi anlayışının bozulmasına bile sebep olmuş olabilirler.
Bundan sonrası çok hassas. Okumaya devam edeceksen, tetiklenme ihtimalin olduğunu söylemem gerekiyor.
Alanına girilen çocuk
Alanına girilen ve sınırları ihlal edilen çocuklar, istismara açık çocuklar olabiliyorlar.
Danışanlarımdan bir hanımefendi, annesinin ona gereken özeni gösterememesi yüzünden sokaklarda çok vakit geçirdiği bir çocukluk yaşamıştı. Mahallenin bakkalı ve mahallenin çocukları tarafından defalarca tacize uğramıştı.
Bana geldiğinde bunların onu ne kadar etkilediğinin farkında değildi. Sadece eşiyle yaşadığı anlaşmazlıkların artık bitmesi gerektiği için çok üzgündü. Tek düşündüğü, evliliğinde yaşadığı, kendi deyimiyle bu eziyeti bitirmekti.
Seans eşten anneye geldiğinde
Seans ilerliyordu ve konu eşten nihayet anneye gelmişti. EFT vuruşlarıyla ilerlediğimizde, annesinin ona doyduğu hâlde zorla yemek yedirdiğini anlattı. Ama bu konunun şu an hayatında yaşadığı problemlerle hiçbir alakası olmadığını düşünüyordu.
Oysa bir çocuk gelişimci olarak çok iyi biliyordum ki bedenine, doyduğu hissine saygı duyulmayan bir çocuk sezgilerinden uzaklaşır. Tehlikeyi sezse bile, annesinin o küçük midesine yaptığı eziyeti bir kere sevgi olarak kodlamıştır.
Çocukken yaşadığı istismar deneyimlerinin tuhaf olduğunu biliyordu. Ama o insanlar da tıpkı annesi gibi onun rahatsızlığını görmezden geliyordu. O çocuk hâliyle birinin yanlış bir şey yapıldığını fark etmesini bekliyordu. Tıpkı annesinin, o kusana kadar ona yemek yedirmeye devam etmesi gibi.
“Hislerin doğru değil”
Böyle çocuklar başkalarının kullanımına açık moddadırlar. Çünkü “hisleri doğru değildir.” Bunu onlara, onları en çok seven anneleri tüm yaptıklarıyla kanıtlamıştır.
Peki bu çocuk büyüdüğünde ne yaşar?
- Kendine ilgi gösteren kişiyi bir ışık gibi görür. Ama çoğu zaman o karanlık ışık, onu yine istismar edendir.
- Çocukken edindiği bu karmaşık deneyimi hayatının her alanında yaşamaya devam eder.
- Sonra yeniden arayışa girer, “doğru olan bu değil” der. “Herkes bunu mu yaşıyor?” diye düşünüp durur.
- En sonunda ya hayatı aynı adamlarla devam eder ya da vicdanlı bir adama denk gelir ve düzeltmesi gereken bir şey olduğunu fark eder.
Danışanım da değiştirmesi gereken şeyin kendisiyle kurduğu bağ olduğunu anlamıştı.
Dört seansın ardından
O hanımefendiyle dört seans çalıştık. Kendine yatırım yapmaya devam etmek istediği için hâlâ çalışmalarıma katılıyor. Süreçte kendine değer vermeye başladığını görmek beni çok mutlu ediyordu.
Eşinin aslında onu çok sevdiğini, ama kendisinin sezgilerinden nasıl da koptuğunu fark etmişti. Herkese açmaması gereken “kendi olma alanlarını” görmüştü. Ve en önemlisi, isteklerini eşine anlatmayı, kendini doğru bir şekilde ifade etmeyi öğrenmişti.
Artık mutlu bir eş olarak, eşiyle birlikte yeni doğan çocuklarına gereken ilgiyi gösterebiliyorlardı.
Bu yazdıklarımı derinlemesine düşün
Bu alan üzerine çok düşünülmesi ve dönüştürülmesi gereken bir alan.
Sen bir eşya değilsin; kimse senin sınırlarını ihlal edemez. Bakım verenin, almadığını sana verememiş olsa bile bu senin suçun değil. Bugünden itibaren değerli olduğunu hatırlamanı istiyorum.
Bu dünyaya çok kıymetli bir değer olarak geldin. Ve inan bana, sen bunu hak ediyorsun.
Sen sevmeye ve sevilmeye layıksın. Koşulsuz sevgiyi hak ediyorsun.


